Güçlü Kadın Sendromu

Zar zor uyuduğum bir gecenin sabahında , dayak yemiş gibi uyandım . Mevzular birbirine karıştı gece boyunca .. İlk zamanlar ne güzel sadece “büyük aşkım” ex kocamı düşünür, “Bunu bana nasıl yaptı ?” “Nasıl beni ve ailesini sattı ? ” Bla Bla bla… diye kurban psikolojisiyle rahatlar , sabaha karşı bayılıp , 2 saatlik uykuya teslim olurdum … Şimdilerde öyle olmuyor … Kurban psikolojisi artık yemiyor ….  Farkına bile varmadan , araya ” Yarın ne pişirsem ?” “Oğlana bir valiz daha almak lazım “…. “Annemler Bodrum’da bunaldı yanlarına gitmeliyim” … “Ben ne zaman yeniden aşık olacağım ?” gibi bir dolu güncel yandaş düşünce karışıp , acılarıma konsantre olmamı engelliyor … 

Sorabilirsiniz şimdi “Neden acılarına konsantre olmak istiyorsun “  diye …Yaaa işte orası zurnanın zırt dediği yer dostlar … Bende “Güçlü Kadın Olma Sendromu” var … Kurban psikolojisi ise sendromun tetikleyicisi ….. Hayatım kolay olmamalı benim. Problemler olmalı ki onların üstesinden geleyim veee güçlü kadın olduğumu hissedeyim .Her türlü zorluğu hayatıma çekemeliyim ben . O kadar seçiciyimdir ki,  kolay olanı fark bile etmem ,en zorudur beni hep cezbeden …

Meslek seçerken örneğin . Koca okulda 4 kız vardı , biri ben … Daha sonra girip çıkmaya başladığım fabrikalarda , iş arkadaşlarım sektörde bir kadını ilk kez görüyorlardı .. Çalışma hayatım kurulamaz denilen sistemleri kurmak , satılamaz denilen ürünleri satmak , anlaşamazsın denilen alıcılarla kanka olmakla … Kısacası yapılamaz denilen işleri yapmakla geçti … “BEN YAPTIM”… Neden ? Çünkü içimdeki güçlü kadın olma ihtiyacı o kadar büyüktü ki sanki varlığımın temeli buydu.

İşin aslı , ben hayata ülkem gerçekliğinde doğmuş , ailemin bana sağladığı imkanlar dahilinde yetişmiş, kültürümün  bana verdiği temel değerlerle büyümüş bir evlat , elimden geldiğince iyi bir anne olmaya çalışan bir insanım…  Temelde zor bir meslek seçmiş , yapacağım diye çok yıpranmış , yanlış adama aşık olmuş , yürüteceğim diye kendinden ödün vermiş , kısacası hayatının altını üstüne getirip öyle  devam etmek zorunda kalmış bir kadınım . Herkesin bir şey danıştığı “Büyük küp” gibiyim, danışan mutlaka bir cevap bulur … Buna rağmen içimdeki kız çocuğu isyandadır. “ Benim sorunlarımı neden başkalarınınki gibi çözmüyorsun” diye bağırıp  durur   … Sık sık ağlarım mesela . Göz yaşım tam kurudu derim yok valla olur olmadık yerde böğürte böğürte dökülür. Sözün özü güçlü olacağım diye kendimi zorlayıp duruyorum ya ,hiç öyle güçlü falan değilim ..

Yeni yeni farkına varıyorum , aslında beni güçlü kadın olmaya zorlayan şey , içimdeki “KİBİR “  duygusu.Bu duyguyla , hayata kafa tutan ben ancak güçlü göründükçe mutlu oluyorum . Tabi ya içimdeki o “acımadı kiii ” yalanıda bu kibirden … Ben kimim yahu ? Hayat bu tabi ki bazı şeyler acıtacak …Ne haddime zorluyorum kendimi bu kadar ? Kibir işte kibirden zorluyorum … Kaderin yazdıklarına meydan okumak , dur bakalım yetmez sen daha fazlasını yolla ben çözerim demek ,kibir değil de nedir ?

Madem artık biliyorum sıkıntımı … Kolayla barışmaktır isteğim . Bundan sonra kolay olanı kabul ediyorum hayatıma . Tüm işlerim kolaylıklarla çıkıyor artık karşıma . Zor olanı yaradanıma teslim etmeyi seçiyorum ve güçlü durmanın kibrinden arınmaya niyet ediyorum.

HAZİRAN 2023

Evet sevgili okurum , henüz çok yolun başındayım bunca yılın alışkanlığını silmek kolay değil …Olsun en azından , pratiğe dökmekte zorlansam da teoride ne yapmam gerektiğini biliyorum ..

EKİM 2023

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir